Kartın Kullanıma Açık Olduğunu Nasıl Anlarız? Günlük Hayat, Bankacılık Mantığı ve Basit Bilimsel İşaretler İlgili Yazımız: Ağır hasar olduğunu nasıl anlarız ? Kartın kullanıma açık olduğunu nasıl anlarız sorusu, aslında sadece bankacılık işlemlerine dair bir merak değil; günlük yaşamın içinde sık sık karşılaştığımız küçük belirsizliklerin de bir yansıması. Eskişehir’de üniversitede çalışan biri olarak şunu net görüyorum: insanlar kartın çalışıp çalışmadığını market kasasında, otobüs turnikesinde ya da internet alışverişinde değil, çoğu zaman “deneyerek” öğreniyor. Bu da küçük ama gereksiz bir stres yaratıyor. Bilimsel açıdan baktığımızda kartın kullanıma açık olup olmadığını anlamak, bir sistemin “aktif durum” sinyallerini okumakla ilgili. Ama bunu teknik…
Yorum BırakSevimli Bilgi Köşesi Yazılar
Herkese merhaba! Bu yazımızda “Hangi çürükler muayeneden geçer” hakkında bilinmesi gereken önemli noktaları ele alıyoruz. Hangi Çürükler Muayeneden Geçer? Bir Mühendis ve İnsan Perspektifi Bir mühendis olarak, çürüklerin bir tür “yapısal” bozulma olduğunu ve belirli kriterlere göre değerlendirilebileceğini düşünüyorum. Ancak insan yönüm devreye girdiğinde, durum daha karmaşık hâle geliyor. Diş çürüklerinin tedavi edilmesi gerektiği zamanlar vardır, ama hangi çürüklerin gerçekten tedavi edilmesi gerektiği ya da hangi çürüklerin muayeneden geçip geçmeyeceği konusunda farklı görüşler ortaya çıkabiliyor. Çürüklerin tedavi edilme kararının, hem bilimsel veriler hem de insani bakış açılarıyla şekillendiğini düşündüm ve bunun üzerine biraz kafa yordum. Peki, hangi çürükler muayeneden geçer?…
Yorum BırakSoğanlı Yaylası Kaç Rakım? Kalbimde Kalan Bir Yayla Hikâyesi Sevgili Cugi ziyaretçileri, bugün “Soğanlı Yaylası kaç rakım” konusunda bilinmesi gerekenleri ele alıyoruz. Bazı yolculuklar vardır, insan nereye gittiğini bilse bile aslında ne aradığını tam olarak bilemez. Benim Soğanlı Yaylası yolculuğum da böyle başlamıştı. Kayseri’de yaşadığım yıllar boyunca defalarca farklı yerlere gittim, farklı manzaralar gördüm ama bazı yerlerin insanın içinde bıraktığı his bambaşka oluyor. Soğanlı Yaylası kaç rakım? diye merak ettiğim gün, aslında sadece bir yükseklik değerini öğrenmek istemiyordum. İçimde biriken yorgunluktan biraz uzaklaşmak, kendimi yeniden dinlemek istiyordum. O gün sabah erkenden günlüğümü yanıma aldım. Küçüklüğümden beri yazmak benim için bir…
Yorum BırakHerkese merhaba! Bu yazımızda “Ağır hasar olduğunu nasıl anlarız” hakkında bilinmesi gereken önemli noktaları ele alıyoruz. Ağır Hasar Olduğunu Nasıl Anlarız? Bir Arabanın Değil, Bir Hayalin Hikâyesi Eski Bir Arabanın Peşinden Giderken Yaşadığım Hayal Kırıklığı Kayseri’de soğuk bir kış akşamıydı. Penceremin önünde duran kar tanelerini izlerken yıllardır kurduğum bir hayali düşünüyordum. Kendi arabamı almak istiyordum. Öyle gösterişli, herkesin dönüp bakacağı bir araç değildi hayalimdeki. Sadece işe giderken, hafta sonları ailemi ziyaret ederken ve bazen hiçbir yere yetişme telaşı olmadan şehir dışında küçük yolculuklar yaparken kullanabileceğim güvenilir bir arabam olsun istiyordum. O gece günlüğüme şu cümleyi yazmıştım: “Bazen insan bir eşyayı…
Yorum BırakSözcü gazetesinin yazarı kimdir? sorusuna bilimsel ama anlaşılır bir bakış Eskişehir’de yaşayan, üniversitede araştırma yapan biri olarak gazeteleri sadece haber kaynağı değil, aynı zamanda bir “bilgi üretim sistemi” olarak görmeye alıştım. Son zamanlarda sıkça karşıma çıkan bir soru var: “Sözcü gazetesinin yazarı kimdir?” Bu soru ilk bakışta çok basit görünüyor. Sanki ortada tek bir kalem var ve tüm içerikleri o kişi yazıyormuş gibi bir varsayım içeriyor. Ama işin içine biraz bilimsel mercek, biraz da günlük hayat gözlemi girince tablo tamamen değişiyor. Sözcü gazetesinin yazarı kimdir? sorusunun temel yanılgısı En baştan netleştirmek gerekiyor: Sözcü gazetesi tek bir yazar tarafından yazılmaz. Yani…
Yorum BırakSözcü gazetesinin yazarı kimdir? sorusuna bilimsel ama anlaşılır bir bakış Eskişehir’de yaşayan, üniversitede araştırma yapan biri olarak gazeteleri sadece haber kaynağı değil, aynı zamanda bir “bilgi üretim sistemi” olarak görmeye alıştım. Son zamanlarda sıkça karşıma çıkan bir soru var: “Sözcü gazetesinin yazarı kimdir?” Bu soru ilk bakışta çok basit görünüyor. Sanki ortada tek bir kalem var ve tüm içerikleri o kişi yazıyormuş gibi bir varsayım içeriyor. Ama işin içine biraz bilimsel mercek, biraz da günlük hayat gözlemi girince tablo tamamen değişiyor. Sözcü gazetesinin yazarı kimdir? sorusunun temel yanılgısı En baştan netleştirmek gerekiyor: Sözcü gazetesi tek bir yazar tarafından yazılmaz. Yani…
Yorum BırakSözcü gazetesinin yazarı kimdir? sorusuna bilimsel ama anlaşılır bir bakış Eskişehir’de yaşayan, üniversitede araştırma yapan biri olarak gazeteleri sadece haber kaynağı değil, aynı zamanda bir “bilgi üretim sistemi” olarak görmeye alıştım. Son zamanlarda sıkça karşıma çıkan bir soru var: “Sözcü gazetesinin yazarı kimdir?” Bu soru ilk bakışta çok basit görünüyor. Sanki ortada tek bir kalem var ve tüm içerikleri o kişi yazıyormuş gibi bir varsayım içeriyor. Ama işin içine biraz bilimsel mercek, biraz da günlük hayat gözlemi girince tablo tamamen değişiyor. Sözcü gazetesinin yazarı kimdir? sorusunun temel yanılgısı En baştan netleştirmek gerekiyor: Sözcü gazetesi tek bir yazar tarafından yazılmaz. Yani…
Yorum BırakKayseri’de Soğuk Bir Akşam ve İçime Çöken Sessizlik Kayseri’nin kışı başka bir şey. Bunu burada yaşayan herkes bilir ama ben yine de her yıl sanki ilk kez karşılaşıyormuşum gibi şaşırırım. O gün de öyle bir gündü. Dışarıda rüzgâr, apartmanın arasından geçerken ıslık çalar gibi uğulduyordu. Eve geldiğimde ellerim uyuşmuştu, anahtarı kapıya sokarken bile titriyordum. 25 yaşındayım ama bazı akşamlar kendimi hâlâ küçük bir çocuk gibi hissediyorum; sanki biri gelip “her şey yoluna girecek” demese hiçbir şey düzelmeyecekmiş gibi. Kapıyı açtığımda beni karşılayan şey sessizlikti. O sessizlik ki bazen insanın içine daha çok işler. İçeri adım attım, montumu çıkarmadım bile. Çünkü…
Yorum BırakKayseri’de Soğuk Bir Akşam ve İçime Çöken Sessizlik Kayseri’nin kışı başka bir şey. Bunu burada yaşayan herkes bilir ama ben yine de her yıl sanki ilk kez karşılaşıyormuşum gibi şaşırırım. O gün de öyle bir gündü. Dışarıda rüzgâr, apartmanın arasından geçerken ıslık çalar gibi uğulduyordu. Eve geldiğimde ellerim uyuşmuştu, anahtarı kapıya sokarken bile titriyordum. 25 yaşındayım ama bazı akşamlar kendimi hâlâ küçük bir çocuk gibi hissediyorum; sanki biri gelip “her şey yoluna girecek” demese hiçbir şey düzelmeyecekmiş gibi. Kapıyı açtığımda beni karşılayan şey sessizlikti. O sessizlik ki bazen insanın içine daha çok işler. İçeri adım attım, montumu çıkarmadım bile. Çünkü…
Yorum BırakKayseri’de Soğuk Bir Akşam ve İçime Çöken Sessizlik Kayseri’nin kışı başka bir şey. Bunu burada yaşayan herkes bilir ama ben yine de her yıl sanki ilk kez karşılaşıyormuşum gibi şaşırırım. O gün de öyle bir gündü. Dışarıda rüzgâr, apartmanın arasından geçerken ıslık çalar gibi uğulduyordu. Eve geldiğimde ellerim uyuşmuştu, anahtarı kapıya sokarken bile titriyordum. 25 yaşındayım ama bazı akşamlar kendimi hâlâ küçük bir çocuk gibi hissediyorum; sanki biri gelip “her şey yoluna girecek” demese hiçbir şey düzelmeyecekmiş gibi. Kapıyı açtığımda beni karşılayan şey sessizlikti. O sessizlik ki bazen insanın içine daha çok işler. İçeri adım attım, montumu çıkarmadım bile. Çünkü…
Yorum Bırak