Yatmadan Önce Maden Suyu İçmek Zayıflatır mı? Bir Siyaset Bilimi Perspektifi Sosyal düzenin temelleri, zaman zaman en basit ve sıradan görünen sorularda gizlidir. Bu soru belki de ilk bakışta anlamsız bir sağlık tavsiyesi gibi görünebilir: “Yatmadan önce maden suyu içmek zayıflatır mı?” Ancak, toplumsal yapılar ve ideolojik güç ilişkileri her yerde karşımıza çıkar, hatta vücut sağlığımızla ilgili konularda bile. Sadece beslenme ve sağlık üzerine değil, aynı zamanda bu tür bireysel alışkanlıklar üzerinden iktidar, kontrol ve katılım kavramlarına nasıl yaklaşılabileceğini de düşünmek gerekir. Maden suyu gibi bir içeceğin gece tüketimi, bir toplumun sağlık ideolojisinin ve yurttaşlık anlayışının ne kadar derinlemesine içselleştirildiğinin…
Yorum BırakSevimli Bilgi Köşesi Yazılar
AGÜ Nasıl Bir Üniversite? Bir Ekonomist Gözünden Bir zamanlar ben de o öğrenciydim. Üniversiteyi kazandıktan sonra, “Nerede okurum?” sorusu tüm hayatımın en büyük soru işaretiydi. Ankara’da bir üniversiteyi tercih etmiştim, ama herkesin bir fikri vardı. Kimisi “AGÜ nasıl bir üniversite?” diye sordu, kimisi “Nevşehir’de ne işin var?” diye şaşkın bir şekilde. O zamanlar ne kadar emin olmasam da, şimdi geriye dönüp baktığımda AGÜ’nün benim hayatımda yarattığı dönüşümü net bir şekilde görebiliyorum. Hadi, size bu üniversiteyi anlatayım; hem verilerle hem de kendi gözlemlerimle. AGÜ Nasıl Bir Üniversite? Kültür, Kampüs ve Burası Neden Farklı? AGÜ, yani Aksaray Gelişim Üniversitesi, ilk bakışta çok…
Yorum BırakKarındaki Ödem: Edebiyatın Aracılığıyla Bedenin Yükünü Anlamak Beden, zaman zaman yaşadığımız duygusal ve fiziksel yükleri taşıyan bir aynadır. Her bir hastalık, her bir acı, her bir rahatsızlık, bir anlatı gibi şekillenir; kendi içerisinde anlamını bulur ve bazen gözle görülmeyen bir derinlik taşır. “Karındaki ödem” gibi tıbbi bir terim, bedensel bir sorunun ötesinde, yaşamın, yaşanmışlıkların, ruh halinin bir yansıması olabilir. Edebiyat, bu tür bedensel durumları sadece bir hastalık ya da rahatsızlık olarak değil, aynı zamanda insanın içsel dünyasıyla kurduğu karmaşık ilişkilerin bir parçası olarak ele alır. Kelimeler, anlatılar ve semboller aracılığıyla, bedenin taşımakta olduğu yükün anlatılması, daha derin anlamlar kazanır. Bu…
Yorum BırakBilgisayarın Açılması Neden Uzun Sürer? Bir Siyaset Bilimi Perspektifi Giriş: Toplumsal Yapılar ve Güç İlişkileri Üzerine Bir Düşünme Hayatımızın vazgeçilmez bir parçası haline gelen bilgisayarlar, çoğu zaman hızlı ve verimli çalışmalarıyla takdir toplar. Ancak bazen, bu makinelerin açılması beklenmedik bir şekilde uzun sürebilir. Peki, bir bilgisayarın açılması neden uzun sürer? Bu soru, yalnızca teknik bir mesele olmaktan çıkıp, derin toplumsal ve siyasal sorulara dönüştürülebilir. Çünkü teknolojinin işleyişi, toplumdaki güç ilişkilerini, kurumları, ideolojileri ve hatta yurttaşlık anlayışını etkileyen unsurlarla doğrudan ilişkilidir. Düşünün, bir bilgisayarın açılması, sadece fiziksel ve teknik bir süreç değildir; aynı zamanda bu sürecin uzun sürmesi, toplumsal bir yapıyı…
Yorum BırakŞiir: Geçmişin Işığında Bugüne Bir Bakış Geçmişi anlamak, bugünümüzü daha net bir şekilde görebilmemizi sağlar. Şiir, insanlık tarihinin belki de en eski anlatı biçimlerinden biri olarak, geçmişin sesini duymamıza yardımcı olur. Toplumların, duygularının, ideolojilerinin ve kültürlerinin bir aynası olan şiir, her dönemde bir yansıma, bir protesto, bir kutlama veya bir acının ifadesi olarak varlığını sürdürmüştür. Bu yazıda, şiirin tarihsel yolculuğunu, toplumsal dönüşümleri ve kırılma noktalarını ele alarak, şiirin zaman içindeki evrimini ve günümüzdeki yeri üzerine kapsamlı bir bakış sunmayı amaçlıyoruz. Şiirin İlk Adımları: Antik Dönem ve Epik Şiir Şiir, sözlü geleneğin derinliklerinden doğmuştur. İlk örneklerini Mezopotamya’da, Mısır’da ve Yunanistan’da görmek…
Yorum BırakTurba Ne İçin Kullanılır? Antropolojik Bir Perspektif Dünyada var olan tüm kültürler, doğa ile ilişki kurmanın kendine has yollarını bulmuşlardır. Bu kültürlerin bazılarında, çevreleriyle olan bu ilişkiler ritüellere, sembollere ve toplumsal yapılarla şekillenen özel anlamlar taşır. Turba, aslında pek çoğumuz için basit bir doğal madde olabilir; ancak pek çok yerel kültür ve toplumda, bu maddeden farklı biçimlerde faydalanmak, sadece bir pratik işlevi değil, aynı zamanda toplumsal kimliklerin, ekonomik sistemlerin ve kültürel geleneklerin bir parçasıdır. Turbanın kullanımı, farklı toplumlar arasında çeşitlenmiş ve bu kullanım biçimlerinin derinlerinde zengin bir kültürel miras yatmaktadır. Gelin, turbanın farklı kültürlerde nasıl bir anlam taşıdığını ve ne…
Yorum BırakSarı Su Kusmak: Felsefi Bir Perspektif Etik, Epistemoloji ve Ontolojinin Işığında Bir Sorun Felsefe, her zaman hayatın sıradan deneyimlerini daha derin bir şekilde anlamaya çalışmakla ilgilidir. Küçük bir gözlemin, bir insanın varoluşunu ve dünyayı nasıl algıladığını değiştirebileceğini biliriz. Peki, bazen basit bir fiziksel durumun — örneğin sarı su kusmanın — arkasında ne tür bir anlam yatıyor olabilir? Bedensel bir rahatsızlık olarak gördüğümüz bir durumu, felsefi bir soru haline getirebilir miyiz? “Sarı su kusmak nedir?” sorusu, yalnızca bir fiziksel durumu değil, aynı zamanda insanın dünya ile, diğerleriyle ve kendisiyle olan ilişkisini sorgulamamıza neden olabilir. Felsefi bakış açıları, bize yalnızca bu tür…
Yorum Bırak1 Yıllık Asgari Ücret İhbar Tazminatı Ne Kadar? Geleceği Düşünürken… Ankara’da, kendi geleceğim hakkında düşünürken, bazen gerçekten de başımı ellerimin arasına alıp “Ya, ya böyle olursa?” diye düşünüyorum. Hepimiz gibi, belirsizliğin içinde yaşıyoruz ve bazen hayatın bize sunduğu sorular, gerçekten çok önemli olabiliyor. 1 yıllık asgari ücret ihbar tazminatı ne kadar? sorusu, aslında sadece şu anki hayatımı değil, gelecekte nasıl bir ekonomik ortamda yaşayacağımı, işlerimi nasıl yapacağımı, ilişkilerimi nasıl sürdüreceğimi sorgulattı bana. Bu yazıda, sadece bugünü değil, 5-10 yıl sonra bu sorunun, yaşamımızı nasıl etkileyeceğini, biz teknolojiye meraklı ve geleceğe dönük yaşayan bir jenerasyon olarak nasıl algılayacağımızı da irdeleyeceğim. Zira…
Yorum BırakKulaç Hangisi? Edebiyatın Dönüştürücü Gücü Üzerine Bir İnceleme Kelimeler, yalnızca birer araç değil, bir dünyayı inşa etmenin ve anlamlandırmanın gücünü taşır. Her bir anlatı, bir yolculuğun kapısını aralar; bazen bu yolculuk, okurun içsel dünyasında gerçekleşen derin bir dönüşümü simgeler. Edebiyat, insan ruhunun en karanlık köşelerinden en aydınlık anlarına kadar uzanan bir harita sunar. İşte bu yüzden, bir hikayenin, bir karakterin ya da bir sembolün ne kadar derin anlamlar taşıdığı, yalnızca yazıldığı dönemin izleriyle değil, aynı zamanda okurun ruhundaki yankılarla şekillenir. “Kulaç hangisi?” gibi bir soru, sadece bir anlam arayışını değil, bir varoluşun sorgulamasını da beraberinde getirir. Bu yazıda, bu soruyu,…
Yorum BırakCüz-ü La Yetecezza: Ekonomik Bir Perspektif Her gün seçimler yapıyoruz. En basitinden, kahve mi içsem, çay mı? Veya biraz daha karmaşık bir soru: Bugün para biriktirmek mi, yoksa harcamak mı daha mantıklı? Bu seçimlerin her biri, sınırlı kaynaklarla neleri tercih edeceğimizi belirler ve her seçim, başka bir fırsattan feragat etmek anlamına gelir. İşte tam da bu noktada, “cüz-ü la yetecezza” ifadesi devreye girer. Peki, cüz-ü la yetecezza nedir ve ekonomik dünyada ne anlama gelir? Bu terim, aslında felsefi bir kavramdan türemiştir ve “yetersiz bir şeyin yeterli olmadığı” durumları ifade eder. Ekonomik bakış açısıyla bu, kaynakların sınırlılığı ve insanların bu sınırlı…
Yorum Bırak